Bazı şeyler hiç ummadığı zamanda çıkar insanın karşısına ve geçmiş ulaşamayacağını bile bile hatırlatır kendini...

Gündüz nöbetçi yurtta kaldığım arkadaşım mesaj attı tarağım yurtta kalmıştı ve o tarak benim için çok önemliydi. Çünkü lisedeki bi arkadaşım vermişti. Dahası o benim saçlarımı acıtmayan tek tarak (diğerleri ile yapmaya çalışınca sanki tek tek yoluyorlarmış gibi hissediyorum da) öyle işte. Onu göndermiş bu yurtta kalan bir arkadaşıyla gidip aldım. Beyaz bi poşete sarmış onu odaya gelince bi açtım içinde iki tane de şeker var. Hani çocukken emzik şeklinde şekerler olurdu onlardan işte. Ben Miray'ı ilk görmeye gittiğim zaman Kurt'un arkadaşının evinde kalmıştık işte o şekerleri ordan aldım ben iki tane. Birini Miray için diğeri de benimdi ama ona verme şansım olmamıştı onlarda çantamda Ankara'ya geri dönmüşlerdi. Yurtta unuttuğumun farkında değildim. O tarakla birlikte onlarıda saklamış. Aslında farkındaydı belki taa o zamandan yenmeyecek şekildeydi o şekerler ama özel olduğunu biliyordu ondan saklamıştı belkide. Onları öyle görünce bi garip oldum ben... Ve bir şey daha var buraya gelmeden önce İstanbul'da Kurt'a çikolata bırakmıştım Miray'ın en sevdiğini sanırım hala almadı onu...
Benimkiler öyle günlük falan ya kısa zamanda geçer :))
YanıtlaSil:))
YanıtlaSilBiliyorum hayatım...
YanıtlaSil